Vitiligo

vitiligo.png

Derimize renk veren ve melanosit adını verdiğimiz hücrelerin tamamen yok olması sonucu ortaya çıkan deri beyazlama hastalığıdır. Vitiligonun kesin sebebi bilinmemektedir. Otoimmün dediğimiz, kişinin kendi bağışıklık sisteminin bilinmeyen bir sebeple melanositlere saldırmasıyla ortaya çıkan bir deri hastalığıdır.

Vitiligosu olan kişilerde diğer otoimmün hastalık gruplarında hashimoto tiroiditi, diabet vs. de sorgulanmalıdır. Vitiligo sıklıkla parmak uçları, yüzde göz kapakları ve ağız çevresi ve genital bölgede yerleşir.

Tedavisi mümkün olabilmekle beraber yakaşık %50lik bir grupta tedavi başarılı olmamaktadır. Bu hastalık bulaşıcı olmamakla beraber, vitiligosu olan kişilerde zamanla daha da ilerleyebilir. Bu nedenle vitiligo tanısının mutlaka doğru konulması ve en kısa sürede tedaviye başlanması gerekmektedir.



Tinea ( Pitriyasis) versikolor yüzeysel bir mantar enfeksiyonudur. Dermatoloji polikliniklerine en sık başvurulan hastalık grubundan biridir. En sık sırtta olmak üzere, göğüs ve bacakların üst kısımlarını da tutabilen bu enfeksiyona malessezia furfur denilen bir mantar neden olmaktadır. Bu mantar normal şartlar altında tüm insanların derisinin normal florasında bulunur. Ancak aşırı güneşe maruz kalan, çok terleyen, aşırı fiziksel ve psikolojik strese maruz kalan kişilerde kendisini enfeksiyon olarak gösterir.

Sıklıkla koyu renk, daha nadiren beyaz renkli nokta ve yamalar şeklinde ortaya çıkar. Bu görüntü güneş lekesi zannedilir. Ancak doğru tanı konulduğunda tedavisi de mümkündür. Bu mantar enfeksiyonu bulaşıcı değildir, uyarılara dikkat edilmezse sık sık tekrarlayabilir.



Siğillerin birçok çeşidi vardır. Ancak hepsine HPV adı verilen virüs neden olur. Siğiller bir viral enfeksiyon olduğundan bulaşıcıdır. Yüz bölgesinde sıklıkla filiform denilen, uzun iplik görüntüsündeki siğillere rastlanır. Erkeklerde sakal bölgesinde bulunuyorsa acilen tedavi edilmelidir çünkü traş ile bu siğiller yayılabilir.

Ellerde özellikle tırnak kenarlarına yerleşmeyi çok sever. Tırnak yiyen kişlerde dudaklara da bulaşma riski vardır. Ayak tabanındaki siğiller ağrı yapması açısından da ayrı önem taşır. Ortak kullanılan ayakkabı ve çoraplarla başkasına bulaşabilir.

Bu özel yerler dışında genital bölge siğilleri ayrı bir önem taşır. Çünkü cinsel ilişki ile bulaşır ve kadınlarda rahim ağzı kanseri geliştirme riski vardır. Genital siğillere ‘conduloma aküminata’ ismi verilir ve acilen tedavi edilmeleri gerekir.

Siğiller tüm bu bölgelerin dışında vücudun herhengi bir bölgesinde de çıkabilir. Bu sebeple siğilden şüphelenildiği zaman mutlaka uzman doktora danışılmalıdır.

Siğillerin tedavisinde elektrokoterizasyon, kriyoterapi ve lazer tedavileri kullanılabilir.


sedef.jpg

Sedef hastalığının kesin sebebi bilinmemekle beraber genetik yatkınlığa bağlı geliştiği bilinmektedir. Sedef hastalığı sıklıkla erişkin yaşlarda görülmekle beraber, çocuklarda, bazı ilaçların kullanımı sonrasında, viral enfeksiyon sonrasında da görülebilen sedef tipleri bulunmaktadır. Klasik sedef hastalığında en sık tutulan bölgeler diz, dirsek, saçlı deri ve tırnaklardır.

Saçlı deride dökülmeye meyilli, mum kalıntısı şeklinde net sınırlı plaklar oluşurken, diz dirsekte de kızarıklık ve kabuklanma görülür. Sedef hastalığının kendine özgü bir kabuklanma tipi vardır; yani her kabuklanma sedef hastalığını göstermez. Bu sebeple tanıyı mutlaka uzman bir dermatolog koymalıdır.

Sedef hastalığının kendine özgü tırnak bulguları da vardır. Bunun dışında bu hastalık  ağız içi dışında vücudun her bölgesinde görülebilir.

Sedef hastalığının tedavisi mümkün olmakla beraber; bu hastalık genellikle tekrarlayıcı bir seyir gösterir.



Seboreik keratoz deriden kabarık, üzeri pürtüklü olan ve sıklıkla kahverengi olan bir çeşit deri lezyonudur. Genellikle benlerle karıştırılır ve hastaları korkutur. Ancak seboreik keratozun hiçbir zararı yoktur. Sadece zaman içinde büyüyebilir ve kozmetik açıdan rahatsızlık verebilir. Sıklıkla ileri yaşlarda daha çok görülür.

Tedavisinde elektrokoter, kriyoterapi ya da lazer tedavileri kullanılabilir.



Seboreik dermatit kendisini sarımsı kızarıklık ve yağlı kabuklanmalar şeklinde gösteren bir çeşit deri hastalığıdır. Seboreik dermatit en sık saçlı deri, kaşlar, burun kenarı, göğüs ve daha nadir olarak da sırt bölgesini tutar.

Seboreik dermatit fiziksel ve psikolojik stres ile direkt ilişkilidir. Stres arrtığı zaman aynı oranda dermatit de artış gösterir. Seboreik dermatit sıklıkla tekrarlayıcı özellikte olmakla beraber, doğru ve düzenli yapılacak olan tedavi ile semptomlar en aza indirilebilir.

Tedavi seçenekleri arasında antimikotikler, steroidler ve immünmodülatör özellikteki kremler sayılabilir.



Et benleri, deriden kabarık, sıklıkla saplı, deri renginde ya da kahverengi olabilen kabarıklıklardır. Et benleri kilolu kişilerde özellikle meme altı, koltuk altı gibi kıvrım yerlerinde daha çok görülür. Ancak kilosu normal olan kişilerde de genetik yatkınlık varsa görülebilir. Kesin neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir.

Tedavisinde elektrokoter, kriyoterapi ve lazer yapılır.



© Copyright 2007 – 2019 | Dermatolog Dr. İ.Öykü Çelen | Tüm Hakları Saklıdır.



© Copyright 2007 – 2019 | Dermatolog Dr. İ.Öykü Çelen | Tüm Hakları Saklıdır.