Sıvı Kollajen Tedavisi

sivi_kollajen_tedavisi_nedir.jpg

Zaman içerisinde yaşlanma ile beraber cildimizde çeşitli değişiklikler olur. Bu değişikliklere bağlı olarak da kırışıklıklar, lekeler, gevşeme, sarkma ve yaşlanma bulguları ile karşı karşıya kalırız.

Cildimizin en üst tabakasında epidermis dediğimiz, bizi dış koşullardan koruyan ve cildimizin su dengesini sağlayan ince bir alan bulunur. Epidermisin altında ise bağ dokumuzun temelini oluşturan, kan ve lenf damarları, sinir uçları ve kıl köklerimizin bulunduğu dermis bulunur. Dermisin altında yağ tabakası ve onun da altında kaslarımız bulunur. İşte zaman içerisinde dermisteki bağ dokumuzda bazı kayıplar yaşarız.

Bağ dokumuzun temelinde kollajen ve elastin lifler vardır. Kollajen lifler cildimizin pürüzsüz, gergin ve kırışıklık olmayan görüntüsünden sorumludur.

Cildimizdeki kollajen sentezini arttırmak için dışarıdan kollajen içeren kremler uygulanabilir. Bu kremler cildin güçlenmesine destek olsa da, ileri düzey kırışıklığı olan kişilerde yetersiz kalırlar. Aynı zamanda gıda desteği olarak da kollajen alınabilir. Bu gıda desteği her yaş grubunda cilde fayda sağlar. Ancak cildimize kollajen desteğini tam olarak vermek istediğimizde, en temel uygulama kollajeni dermis tabakasına enjekte etmektir.

Cildimize enjekte ederek uygulanan kollajen ‘ Heterelog Kollajen Tip 1 ‘ dir. Bu kollajen dermise uygulandığında, öncelikle yeni kollajen sentezini uyarır, kollajen sentezinden sorumlu olan fibroblastları aktifler ve bu fibroblastlardan kollajen tip 3 sentezinin gerçekleşmesini sağlar. Bu sayede bağ dokumuz güçlenir ve derimiz daha gergin, daha az kırışık ve daha pürüzsüz bir görüntü alır.

Kollajen enjeksiyonu için en uygun hasta grubu; ince çizgileri olan, cildinde elastikiyet kaybı olan 35 ila 60 yaş grubu hastalardır. Bazı durumlarda cildin sadece nemlenmesi yeterli olmaktadır: bu durumlarda deri altına hyaluronik asit enjeksiyonu yapılması yeterli olmaktadır.

Kollajen enjeksiyonu yapılabilen bölgeler; yüz, boyun, dekolte, eller ve vücudun gevşek olan karın, bacak gibi bölgeleri ile yara izleridir. Kollajen maddesi aslında ortalama 30 yıldır yara örtüsü olarak çeşitli deri yaralanmalarını iyileştirmek için kullanılmaktadır. Bu nedenle özellikle ameliyat sonrası ya da yaralanmalar sonucu oluşan çökük yara izlerinde de, kollajen enjeksiyonu oldukça iyi sonuçlar vermektedir.

Bu tedavinin yapılamadığı durumlar: gebeler, süt verenler, otoimmün hastalığı olanlar, kontrolsüz diabeti olanlar, aktif yarası olanlar ve kanser hastalarıdır. Bu durumlar dışındaki herkese güvenle yapılabilen bir tedavi yöntemidir.

Sıvı kollajen enjeksiyonu öncesinde, uygulama yapılacak olan bölge anestezi kremi ile uyuşturulur. Daha sonra çok ince iğne uçları olan enjektörlerle, ortalama 2 cm aralıklarla uygulama yapılır. Uygulama sonrasında kişide ortalama 1 saat içinde geçen kızarıklık oluşur. Kişi sosyal hayatına kaldığı yerden devam edebilir.

Uygulama 2 haftada bir, toplam 4 seans yapılır. Ve ilk seanstan itibaren ciltte sıkılaşma, pürüzsüzleşme gibi değişiklikler gözlenmeye başlanır. Seanslar sonunda hasta ilk görüntüsüne oranla çok daha sağlıklı bir cilde kavuşur. Bu tedaviye devam etmek istersek en az 2 ay ara vermemiz gerekir. Sonrasında tekrar uygulamaları yapılabilir.

Sıvı kollajen tedavisi fraksiyonel lazer, iğneli radyofrekans, dermapen ve kimyasal peeling gibi uygulamalarla kombine edilebilir. Ayrıca yara izi olan hastalarda fraksiyonel lazer ile kombine edildiğinde oldukça iyi sonuçlar elde edilebilir.

Sıvı kollajen tedavisinin herhangi bir yan etkisi yoktur. Alerji oluşturma riski de bulunmamaktadır. Bu sebeple hastalara güvenle uygulayabildiğimiz bir tedavi şeklidir.

Özellikle ince kırışıklıları olan, mat bir cildi olan ve elastikiyet kaybı yaşayan kişilerde, 2 haftada bir toplam 4 seans uygulanacak sıvı kollajen enjeksiyonu tedavisi ile çok başarılı sonuçlar elde edebiliriz. Bu tedavi sonucunda, pürüzsüz, gergin ve çok daha sağlıklı bir cilde sahip olabiliriz…


© Copyright 2007 – 2019 | Dermatolog Dr. İ.Öykü Çelen | Tüm Hakları Saklıdır.



© Copyright 2007 – 2019 | Dermatolog Dr. İ.Öykü Çelen | Tüm Hakları Saklıdır.